At yalanı, nasılsa bulursun inananı... - www.kafanagorehayat.com | www.kafanagorehayat.com

At yalanı, nasılsa bulursun inananı…

Söylenecek çok söz, yazılacak çok kelime var ama, her okuduğumuz her duyduğumuz ne kadar doğru araştırmak için ayıracak zamanımız yok artık, değil mi? Gördüğümüz her fotoğraf altına yazılmış olana inanmak, dinsel, cinsel, kültürel, politik v.s olarak tatmin olmamıza, ihtiyaç duyduğumuz anlarda kullanıp önemli olmamıza, bulunduğumuz ortamda olduğumuzu bildiğimizden farklı görünme çabamıza destek olmasına, sorumluluk almadan, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olabilmemizi kolaylaştırmaktadır.

Örnekleri saymakla bitmeyecek “şehir efsanesi ” diye isimlendirilmiş, uydurulmuş, inandırılmış  hikaye vardır sizlerde de. Hadi bir tanesinin iki farklı halini okuyalım.

Heee unutmadan ekleyelim; fotoğrafı yayınlanan şoföre dikkat edelim. Herhalde işsizlikten dolayı bu kariyere sahip birisi şoför olarak dostunun yanında işe başlatılmıştır!

” Bir zamanlar fikirlerine duyulan saygıdan ötürü sık sık konuşmalara davet edilen bilge bir haham varmış.Teolojik konularda konuşmak üzere Doğu Avrupa ve Rusya’da çokça seyahat edermiş.

Birgün bir konuşmaya giderken şoförü kenara çekmiş ve

“Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz herşeyi kelimesi kelimesine biliyorum. Bana bir iyilik yapın; ben sizin yerinize geçeyim siz de benim şoförümmüş gibi davranın.”

demiş. Fikir bilge hahamın çok hoşuna gitmiş; yer değiştirmişler. Ancak haham şoförünü dikkatli olması konusunda uyarmış: “Eğer Tanrı’nın yasaları hakkında bir soru sorarlarsa dikkatli ol, yakalanma!”

Şoför, gerçekten çok şahane ve başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru cevaplamış. Tam yerine oturacağı sırada konu hakkında bilgili, azıcık ta ukala bir haham, o güne kadar konferansta sorulmamış ağır bir teoloji sorusu sormuş. Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:

“Bu kadar bilgili bir haham olarak bu soruyu nasıl soruyorsunuz! O kadar kolay ki yanıtı şoförüm bile yanıtlayabilir. Şoför buraya gel ve bu akılsız adamlara Tanrı’nın yasalarını açıkla!”

Tanıdık geldi mi? Biraz sabırlı olun. Bu hikaye BBC Tarih dergisinin sitesi HistoryExtra.com’da anlatıldığına göre geleneksel yahudi folklorünün bir parçası. İlk olarak 1948 yılında “A Treasury of Jewish Folklore” (Yahudi Folkloründen Bir Hazine) isimli kitapta yayınlanan hikaye değişik kültürlerde  farklı biçimlerde kendini gösteriyor. En bilineni ise en son 2011’in sonlarına doğru Nazlı Ilıcak’ın köşesinde yayımlanan  “Einstein ve Şoförü” isimli versiyonu. Yukarıdaki hikayede “haham” yerine “Einstein”, “teoloji sorusu” yerine “fizik sorusu” konulduğunda en bilinen versiyonun aslında gerçek olmadığı  hemen ortaya çıkıyor. Aşağıda daha etkili fakat birincisi kadar uydurma olan hikayeyi okuyalım hep beraber.

Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile gidermiş. Yine bir konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü Einstein’a;

“Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz herşeyi kelimesi kelimesine biliyorum”

demiş. Einstein gülümseyerek ona bir teklifte bulunmuş:

“Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar… O halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen konuş, ben de arka sırada seni dinlerim.”

Şoför, gerçekten çok şahane ve başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru cevaplamış. Tam yerine oturacağı sırada konu hakkında bilgili, azıcık da ukala bir profesör, o güne kadar konferansta sorulmamış ağır bir fizik sorusu sormuş. Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:

“Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip”

demiş. Sonra da salonun arkasında oturan Einstein’ı işaret ederek şöyle devam etmiş:

“Şimdi size arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile cevaplayacak.”

Öncelikle hikayenin Einstein’ın etrafında dönüyor olması alarm zillerinin çalması için yeterli. Günümüzde olduğu gibi Einstein’ın yaşadığı yıllarda da fiziğin dahisinin yüzü (fikirleri olmasa da) halk tarafından çok iyi tanınmaktaydı. Hele Einstein’ın konferanslarını dinleyecek ve sonunda ağır bir soru sorabilecek derecede fizik bilen bir profesörün Einstein’ı tanımaması olanak dışıdır.

Hikayede Einstein’in yerine geçme cesaretini gösterip başını derde sokan şoförün hazırcevaplığı ve zekası ile kendisini dertten kurtarmayı becermesi karşında şoföre karşı bir hayranlık duyarız; tıpkı hahamın şoförüne duyduğumuz gibi.  Ne de olsa kendinden çok daha akıllı ve bilgili profesörle (hahamla) kolayca başa çıkabilmiştir. Şoföre hayranlık duyarken Einstein’ın (hahamın) şoförünün yerine geçmesine izin vermesini ise alçakgönüllüğü yüceltmek, dahiyken bile alçakgönüllü olunabileceğini betimlemek için kullanırız. Ancak bu hikaye Einstein’a atfedilerek ortalarda dolaşsa da gerçek olmadığını tekrar söylemek zorundayım.”

Einstein ve Şoförü hikayesini anlatan web sitelerinde en sık kullanılan fotoğraf. Sanki yanındaki şoförü imiş gibi bir izlenim yaratılsa da aslında ünlü matematikçi, matematik felsefecisi ve mantıkçı Einstein’ın dostu Kurt Gödel’den başkası değil.


Kaynaklar

  1. http://www.historyextra.com/blog/wise-rabbi
  2. http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ilicak/2011/11/13/einstein-ve-soforu
  3. http://www.snopes.com/humor/jokes/chauffeur.asp

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir