Yine bir gemideyiz... - www.kafanagorehayat.com | www.kafanagorehayat.com

Yine bir gemideyiz…

Tolstoy ile trende, tren istasyonlarında gezeriz, Zweig ile gemilere bineriz…

Amok Koşucusu; yine bir gemide geçen uzun öyküsü Stefan Zweig’ın.

Bir anlık yanlış muhakemenin, gurura yenik düşmenin pişmanlığı ve verilen karardan vazgeçişe alınamayan olumlu cevap nedeniyle gittikçe büyüyen tutkunun hikayesi.

Amok Koşucusu bu öykünün adı… Zweig bu ismi tutkunun tanımlaması için kullanıyor ve aslında ne demek olduğunu anlatıyor kitabında.

Malezya, Endonezya gibi ülkelerde görülen, o bölgeye has olduğu iddia edilen mental bir rahatsızlık. Kitabı okuduğunuzda benzetmenin nasıl yapıldığını daha güzel hayal edebileceksiniz. Kitapta öykü anlatıcısının, öyküsüne başladıktan sonra öyküyü dinleyen olması çok güzel bir kurgu tekniği…

Ancak Zweig, küçük bir detayda büyük bir tutarsızlık yapıyor, dikkatli okuyucuların gözünden kaçmayacak bu çelişki belki de “bilerek yapılmıştır” diye düşündürdü beni.

Hümanist, savaş karşıtı yazarımızın, hassas kalbinden, bu yaşama dayanamayarak intihar etmesinden yola çıkarak ve yazının “burnu büyüklüğe” yaptığı atıfları düşünerek, yerli halk için kullandığı bazı tanımlama ve pasajların ironi amaçlı yazıldığı kolayca anlaşılmaktadır. Böyle düşünmeyen okuyucuların tekrar okumaları konuyu daha da netleştirecektir.

Amok Koşucusu, kapağını açıp okumaya başladıktan sonra, ancak bitince kapağını kapatacağınız bir novella.

Keyifli okumalar!

(Burçak Şenler Sınmaz)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir