Jüri Ağlayarak Dinledi! - www.kafanagorehayat.com | www.kafanagorehayat.com

Jüri Ağlayarak Dinledi!

“Tamam da süreci nasıl sürdürecektik… Bundan sonrası zordu.” diyor, Adana’lı, genç, idealist matematik öğretmenimiz Yusuf Töngüç.

İlk görev yeri Mardin Midyat’ta, öğrencilerine kendini adamaya hazırdı, ne yapabilecekse, nasıl olacaksa!

Gerçekten de bir olanaksızlıklar öyküsü, o günkü manşetlerde yazdığı gibi…

Sivrice Ortaokulunda bir öğretmen, okulunu, öğrencilerini, bizi, umutlarımızı nerelere taşıyabilir..?

Bu vizyonu geniş, mekanik meraklısı öğretmenimize istediği gibi bir fırsatı, okulun İngilizce öğretmeni Nevin Hoca sunuyor, elinde Lego seti ile gelip bir projeye katılmayı öneriyor.

Neden olmasın? Çocuk her yerde işlenmeye hazır bir cevher.

Öğretmenlerimiz, araştırıyor,  çocukları seçiyorlar. Bu arada öğretmenlerimiz de kısa süreli bir eğitime katılıyorlar, bilgilerinin çoğunu bireysel çalışmalarla üst üste koyuyorlar.

İlk durak, Gaziantep Bölgesel Turnuvası. Katılım için ödeneksizlik ilk ve en büyük engel. Bu kısım, kendi maaşları, bir şekilde bulunan yardımlarla hallediliyor. Bölgesel turnuvaya katılıyorlar, 25 takım karşısında tek Devlet Okulu hem de köy okulu. Çocukların omuzları düşmüş, suratlar asılmış. Ama hocaları, kendisi de çok heyecanlıyken, onlara niçin geldiklerini hatırlatıyor, katılacak fikirleri olduğunu, başardıklarının büyük ya da küçük olmasının önemli olmadığını anlatıyor.

Anlatıyor ki umut, umutsuzluğa dönüşmesin…

Anlatıyor ki, iyi niyetle başladıkları bu girişim, bu köy çocuklarını, çevrelerindeki herkesin çektiği o “yapamazsınız ki” girdabında boğmasın.

2014 yılının Mart ayında Sivrice Ortaokulu, Gaziantep Bölgesel Turnuvasında 3. olarak, o ütopik (!) başarıya ulaştı.

İkinci durak İstanbul… “Çocuklar çok mutlu biz ise çok mutsuzuz” diyor Yusuf öğretmen. Nevin Hocası ile, ne yaparız ne ederiz derken bir kolej yardımcı oluyor; “birlikte gideriz” diyorlar, rakip takım olmalarına rağmen, öğretmenlerimiz de katkı yapıyor ceplerinden İstanbul’a da gidiyorlar. Çocukların öz güveni oluşuyor artık. İstanbul’da çocuklar, nasıl çalıştıkları sorulduğunda çok içten yaşadıklarını anlatıyorlar,  jüri ağlayarak dinliyor (ki bu jüriden bir kişi daha sonra çok yardımcı olacak onlara)

“İstanbul ödül töreninde sonuç beklenirken, benim de ilk kez katıldığım bir ortam olunca ben de heyecanlıydım veee öz değerler birincisi olduk. Çocuklar havada ben yerlerdeyim” diyor öğretmenimiz, “Diğer çocuklar gidemedikleri için üzülürken biz gideceğimiz için düşünceliydik çünkü şimdiki durak İspanya’ydı”. “Bize inanmış bu çocukları nasıl götürecektik? Çocukları burada bırakmak, yarı yolda yapamayacağımızı söylemek, yaratmaya çalıştığımız inancı tam ters yöne çevirecekti”.

FLL (First Lego League) turnuvalarını düzenleyen Bilim Kahramanları Derneği (BKD) ve  Mardinliler Eğitim Vakfı (MAREV) in katkıları burada devreye giriyor. BKD sponsorları buluyor.Takım, Sivrice’de başlayan başarı yolculuğunun  son durağı olan Pamplona, İspanya’daki Avrupa Açık Şampiyonası’na Mardin Valiliği, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, MAREV, MARSEV, İpragaz, Pegasus, ve dernek gönüllülerinin desteğiyle katılıyor.

İspanya’ya giden bu çocuklar, inanmışlardı kendilerine, çünkü çalışıp çalışıp başaramamayı, yeniden denemeyi, bilimin, öğrenmenin ne demek olduğunu, takım çalışmasını, yardımlaşmayı, işbirliğini ve daha bir çok erdemi öğrenmişlerdi.

Biz de fırsat eşitliğinin değerini bir kez daha görüyorduk.

41 ülke 97 takım arasında üç kategoride, ilk kez katılanlar arasında (ki %60 ı ilk kez katılıyordu) “Yükselen Yıldız Birincilik Ödülü”nü Türkiye’ye Mardin’in Sivrice Ortaokulu getirdi. Ağlayarak seyrettim hazırlanan videoyu. Şimdi arkadaşım olan Yusuf öğretmenim özel çekilen videoyu gönderdi. Gurur duydum bir kez daha.

Yusuf öğretmenim sorularıma verdiği cevaplar arasında öyle bir cümle söyledi ki, keşke, keşke öğretmen olsaydım dedirtti bana…

“Emeklerimizin karşılığı mı… Burçak Hanım, çocuklarımın gözündeki o pırıltı, ailelerin çocuklarının, özellikle kız çocuklarının eğitimine bakışının değişmesidir benim için karşılık ve başarı bu sürecin devam etmesidir.”

Şimdi bir teknoloji sınıfı var bu köy okulunun “Turkcell Zeka Küpü” projesi kapsamında. Üç boyutlu yazıcısından, her türlü imkanına kadar… Bilim, sanat, teknoloji… Çocukların hayatları değişti.

“Neden Sivrice Dream?

Bu grup kendisine isim ararken çocuklarımızla dalga geçiliyordu; “siz orayı rüyanızda görürsünüz” deniliyordu… Buradan geldi aklımıza” diyor, Yusuf öğretmen ve en çok da, yardım edenlerin hepsini tek tek sayamamış olmasına üzülüyor, konuşması için verilen sürelerde.

“Çünkü Burçak Hanım,  verilen küçük ya da büyük, maddi ya da manevi her destek çok önemliydi bizim için. Geceleri uyuyamayan bir öğretmene, hayatlarında köylerinden dışarı çıkmamış çocuklara inançtı”

Başarı değil, bu sürece girmek önemliydi.

Neden paylaşıyoruz bu başarı öykülerini;

Sadece bir tek güne sıkıştırmamak için “Öğretmenler Gününü”.

Sevgili öğretmenlerimiz iyi ki varsınız!

Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. ( Mustafa Kemal ATATÜRK 25.08.1924, Öğretmenler Birliği Kongresi Üyelerine)

(Burçak Şenler Sınmaz)

 

 

 

 

Teşekkürler Öğretmenim, Teşekkürler Yılmayan Azmine!

Sorduk Hasan Öğretmenimize…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir