Karabasan değil gerçek! - www.kafanagorehayat.com | www.kafanagorehayat.com

Karabasan değil gerçek!

ACİL, ACİL, ACİL! ACİLEN OKUNMASI GEREKİYOR…

Her yer sularla kaplı. Ayak basacak kuru bir kara parçası bulmak imkansız. Hayatta kalmayı başarmış olan insanlar, suların üzerine inşa ettikleri bir araya tutturulmuş çelik yığını şehirciklerde, ilkel yaşamlar sürüyorlar. Toprak ve saf su, altının, pırlantanın yerini aldı…

Dünya suyla kaplandı, hayatta kalmayı başaranlar yeni dünyaya uyum sağlayabilenler oldu.

Kutuplardaki buzların eridiği geleceğin dünyası, GELMEK ÜZERE, bizler göreceğiz, şimdi filmlerde izlerken uzak bir gelecek gibi gözükse de.

2030 yılı…

11 yıl kaldı… O N B İ R yıl.

Sıcak suyun içinde yavaş yavaş ısınan, gidişatının farkında olmayan kurbağalar gibiyiz.

Görünen köy kılavuz istemiyor ama kılavuzlar da bunu söylüyor.

Şu anda ne yaparsak yapalım, 2030’da ani su baskınları, korkunç fırtınalar, kasırgalar yaşayacağız. Bundan kaçış yok artık. 2030’da bunlar yaşanacak. Çünkü 2030 yılında ortalama sıcaklık 1.5 derece artacak. 1.5 rakamının azlığı sizi yanlış bir düşünceye, küçümsemeye, umursamamaya yöneltmesin.

Şimdi alacağımız önlemler bunu ancak bu seviyede durdurabilir, geri almak imkansızlaştı. Bundan geri dönemeyiz ama, 1.5 derecede sabitleyebiliriz diyor bilim adamları. Fakat bunu yapabilmemiz için,  bu on bir yıl boyunca atmosfere saldığımız o zararlı, sera etkisindeki gazları, önce yarısına düşürmemiz ve 2050 yılına kadar sıfıra indirmemiz gerekiyor.

“En ufak bir ısınmanın bile çok büyük önemi var.1,5°C derece ve üzerindeki ısınma ise bazı ekosistemlerin yok olması gibi uzun süreli ve geri döndürülemez değişikliklerle ilişkilendirilen riskleri arttırdığı için özellikle büyük önem taşıyor”

Yüzyılın sonuna geldiğimizde ortalama sıcaklık 3 dereceye ulaşacak ve “su dünyası” filmi gerçek olacak.

Bireysel olarak ne yapabiliriz;

  • Klasik ampul/Akkor ampul yerine led ampul kullanmalıyız,

  • Led ampul bile olsa ne kadar az kullanırsak o kadar iyi olur,

  • Fosil yakıtlı araç kullanımını azaltmalıyız,

  • Toplu taşım araçlarını kullanmalıyız,

  • Elektrikli araçları tercih etmeliyiz,

  • Bisiklete binmeli ya da yürümeliyiz

  • Yapımında gaz kullanılan tüketim maddelerini tüketmeyi bırakmalıyız, talep olmazsa arz olmaz.

  • Politikacıları (yerel ya da merkezi boyutta) bu tip önlemleri almaya zorlamalıyız,

  • Bunları okullarda, eğitim ve öğretimin her alanında, basında duyurmalıyız,

ve en önemlisi,

  • Nüfus planlaması yapmalıyız…

  • Bilinçlenmeliyiz, okumalı ve anlamalıyız… bu bizim geleceğimiz, artık başkalarını seyretmiyoruz felaket bize doğru geliyor.

(Burçak Şenler Sınmaz)

Not;

KÜRESEL ISINMA: Atmosfere salınan karbondioksit gibi sera etkisi yaratan gazların, yer kabuğu ve denizlerin ortalama sıcaklıklarında artışa neden olmasına küresel ısınma denir.

Sera etkisi: Atmosferin stratosfer katmanındaki gazlar ve su baharı doğal sera etkisi yaratarak dünyanın ısı dengesini korumaktadır. Bu katman güneşten gelen zararlı ışınları ve ısının bir kısmını yansıtarak uzaya geri gönderir. Geçen ışınlar da yer kabuğunu ısıtır ve ısınan hava tekrar yükselerek stratosferdeki sera gazları sayesinde atmosferde kalır.

Karabasan değil gerçek! için bir yorum

  1. Dünya felakete doğru sürükleniyor.umarim çok geç olmadan kalıcı çözümler üretebiliriz hep birlikte.Herkesin yapabileceği birşeyler mutlaka vardır ve olmalı Hiç kimse benden sonra tufan deme lüksüne sahip değil hepimizin elini taşın altına sokma zamanı geldi de geçiyor bile
    Sevgiler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir