İnsan Dehasının Ağır Taşlarından; Periyodik Tablo. 2019, Periyodik Tablo Yılı - www.kafanagorehayat.com | www.kafanagorehayat.com

İnsan Dehasının Ağır Taşlarından; Periyodik Tablo. 2019, Periyodik Tablo Yılı

Saçını sakalını düzeltmeyi sevmeyen Mendeleyev kimyasal elementleri düzenlemeyi seviyordu. Evet kimden bahsediyoruz, periyodik cetvelin babası, Dmitri Mendeleyev’den ve periyodik tablonun Rus Kimya Topluluğu önünde yapılan sunumunun yıl dönümünden.

Mendeleyev (bazen Mendeleev ya da Mendeleef olarak da yazılır) 1834’te Sibirya’nın uzak batısındaki Tobolsk’ta, iyi eğitim görmüş, hali vakti yerinde ve çok büyük bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Dmitri küçükken, yerel bir okulun başöğretmeni olan babası kör oldu ve annesi çalışıp aileye bakmak zorunda kaldı. 1848’e kadar her şey yolunda gitti, ama sonra annesinin çalıştığı fabrika yandı ve aile maddi sıkıntıya düştü. En küçük çocuğunu okutmayı kafasına koyan azimkâr anne Bayan Mendeleyev, küçük Dmitri’yi yanına alıp otostopla 6.436 kilometre katederek St. Petersburg’a vardı ve oğlunu Pedagoji Enstitüsü’ne emanet etti. Vücudu bunca yorgunluğu kaldıramadığı için, çok geçmeden öldü.

Mendeleyev atomların artan atom ağırlıklarına göre sıralandıklarında belli özelliklerin tekrarlandığını gördü. Daha sonra elementleri tekrarlanan özelliklerine göre alt alta sıralayarak ilk iki periyoda yedişer, sonraki üç periyoda ise on yedişer element yerleştirdi. Mendeleyev’in hazırladığı tabloda, özellikler periyodik olarak tekrarlandığı için, icat periyodik tablo adını aldı.  Ancak elementlerin periyodik özelliklerini gösterse de bu özelliklerin neden tekrarlandığı konusunda herhangi bir bilgi vermemekteydi bu tablo.

Mendeleyev çalışmasını, 6 Mart 1869’da Rus Kimya Topluluğu önünde yaptığı “Elementlerin Atom Ağırlıklarının Özellikleri Arasındaki Bağımlılık” başlıklı resmi bir sunumla duyurdu.

Altın, gümüş, kalay, bakır, kurşun ve cıva demir gibi elementler eski çağlardan beri biliniyordu. Bir elementin bilimsel keşfi ilk kez, 1649 yılında Alman simyager Hennin Brand‘ın fosforu bulmasıyla başladı. Ancak 1869 yılına kadar toplam 63 element bulunabilmişti. Mendeleyev hazırladığı periyodik sistemde, tüm elementlerin henüz keşfedilmemiş olduğunu düşünerek bazı bölümleri boş bıraktı ki, benim okuduğumda en çok beğendiğim bilgi işte bu oldu. Keşfedemiyorsun, bilmiyorsun ama bir bilim adamı olarak bundan fazla olmasının doğallığını düşünüyorsun, hissediyorsun. Bugün de hangi bilgi, hangi doğru olursa olsun o bilgi bir son, nihai bilgi ya da doğru değil. Bilim yaşıyor diyorum ve devam edelim; daha sonra bulunan skandiyum, galyum, germanyum elementleri tablodaki boşluklara yerleştirildi.

1895 yılında ise İngiliz fizikçi Lord Rayleigh, yeni bir element keşfettiğini duyurur. Bir soygaz olan Argon elementi periyodik tabloda bilinen hiçbir yere oturtulamaz. Daha sonra Helyum’un da benzer özellikleri olduğu düşünülerek tabloya yeni bir periyot eklenir.

Periyodik tablodaki en son büyük değişiklik, 20. yüzyılın ortalarında ABD’li bilim insanı Glenn Seaborg‘un çalışmasıyla ortaya çıkar. 1940’da plutonyum elementini bulmasıyla başlayan araştırması, atom numarası 94’den 102’ye kadar olan tüm uranyum ötesi elementleri keşfetmesi ile devam eder. Periyodik tablodaki lantanit serisinin altına aktinitler serisini yerleştirir. 1951’de Seaborg bu çalışmaları ile Nobel Ödülünü kazanır. 106 nolu element Glenn Seaborg’un anısına, seaborgiyum (Sg) olarak adlandırılır.

Mendeleyev’in, Kuzey Amerika’da solitaire adıyla tanınan tek kişilik bir kâğıt oyunundan ilham aldığı söylenir. Bu oyunda kartlar suitlerine (maça, kupa, karo, sinek) göre yatay doğrultuda, rakamlarına göre dikey doğrultuda sıralanır. Mendeleyev, oldukça benzer bir anlayışla, elementleri periyotlar denilen yatay diziler halinde ve gruplar denilen dikey sütunlar halinde sıraladı. Ortaya çıkan tablo, boyuna okunduğu zaman bir ilişki grubunu, enine okunduğu zaman başka bir ilişki grubunu gösteriyordu. Açıklamak gerekirse, dikey sütunlar benzer özelliklere sahip kimyasalları bir araya getirir. Öyle ki, metallere özgü kimyasal benzerlikleri sebebiyle bakır gümüşün üstünde, gümüş de altının üstünde yer alırken, helyum, neon ve argon, gazlar sütununa yerleşir. [Bu sıralamadaki asıl belirleyici etken, elementlerin değerlik (valans) elektronları diye adlandırılan şeydir, ki bunu anlamayı arzu ettiğiniz takdirde özel kurslara kaydolmanız lazım.] Öte yandan, yatay diziler de kimyasal elementleri atom çekirdeklerindeki proton sayısına, yani atom numarası olarak bilinen değere göre, küçükten büyüğe doğru sıralar.

Mendeleyev, Nobel ödülü alamadan öldü ama, diğer 14 şanslı bilim adamı gibi bir müthiş ödüle sahip oldu. 1963 yılında, 101 numaralı boş alanı dolduran elemente bilimadamları Mendelevyum adını verdi.

Biz hatırladıkça onlar yaşayacaklar. Biz okudukça, bildikçe insanlık ilerleyecek. 2019 yılı Periyodik Tablo Yılı seçildi, kutlu olsun.

(Burçak Şenler Sınmaz)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir