Farklı görmek... - www.kafanagorehayat.com | www.kafanagorehayat.com

Farklı görmek…

Seyretmenizi önereceğim film başarılı üç kadının  zorlu hayat hikayeleri…

“Her şeyi saydım. Yoldaki basamakları, kiliseye çıkan basamakları, yıkadığım bulaşık ve gümüş eşyaları… Sayılabilecek her şeyi saydım” diyor, 2015 Ulusal Özgürlük Madalyası’nı alan 99 yaşındaki Katherine Johnson.

Siyahi bir kadının, NASA’da mühendis olabilmesi için, beyazların okuduğu bir üniversiteden mezun olması gerekiyordu… Mary Jakson

Ve sadece kendisini değil, tüm arkadaşlarını düşünerek var olma savaşını veren, doğuştan yönetici bilim kadını… Dorothy Vaughan

En iyi film, uyarlama senaryo ve yardımcı kadın oyuncu dallarında Oscar’a aday olan “Gizli Sayılar” (Hidden Figures), bizi 1962 yılına götürüyor ve NASA’da çalışan Afrika kökenli 3 Amerikalı kadının gerçek öyküsünü anlatıyor.

Daha önceleri vizyona giren ve defalarca seyrettiğim John Nash’i anlatan Akıl Oyunları filminin aksine (ki o da çok güzel bir filmdir) dahilere değil toplumsal yaşayışa odaklanmış bir film. Yan konu olarak da; ABD’nin, SSCB ile girdiği uzay yarışı anlatılmış.

Yan konular oldukça fazla ve görmek isteyene ise, siyasi rejimler ile bu rejimlerin ilerleme ivmeleri konusunu da perde gerisinden anlatmakta. Bu konuyu Cüneyt Cebenoyan şöyle özetlemiş;

Filmde Kevin Costner’in canlandırdığı hayali kahraman “Nasıl olur da Ruslar uzay yarışında bizden daha önde olurlar?” diye soruyor. ‘MTV.com’dan Amy Nicholson yanıtlamış: “Çünkü kadınlarına çalışma olanağı vererek Ruslar beyin güçlerini ikiye katlamışlardı. 60’ların başlarında, kimya dalında doktora yapanların yarısına yakını kadındı. Amerika’da bu oran 20’ye 1’di. Ruslar ilk kadın kozmonotlarını uzaya 1963’te göndermişlerdi. Amerika’da aynı şeyi yapması için Sally Ride’a ancak 20 yıl sonra izin çıktı.”  Amerika ve SSCB’deki kadın hakları arasındaki devasa farkı göstermesi adına güzel bir anekdot.

Biraz yüzeysel anlatılan siyah-beyaz ayrımı, yine Amerikan toplumunun bir günah çıkarması. Fakat öyle sahneler var ki, “Nasıl ya!” dedirtiyor insana… Siyahların gördüğü baskı ve zulmün yanı sıra kadın olmanın zorluklarına da değinilmiş.

Sayıları farklı görebilenlerin rengini farklı görmek… “İnsanın bir canlıyı kendinden aşağı görmesi” nasıl bir şeydir, anlayabilen anlatsın bana lütfen!

Ayrımcılığın her türlüsü kötü diyorum ve bu filmi tavsiye ediyorum. Bununla birlikte eklemek istiyorum; Irkçılık, filmde anlatıldığı gibi, kötü beyazların yarattığı iyi beyazların bitirdiği bir olay değildir. Afrika kökenli Amerikalıların savaşıydı.  Amerikan toplumu ayrımcılığı yenebildi mi? İnsanoğlu yenebildi mi? Kendi hayatımızda kendimizi bir sorgulamalıyız… Olay sadece siyah-beyaz ayrımı değil. Bugün kedi yavrusunu döverek öldüren insanoğlundan bahsediyorum. Yoksa bir siyahi lider ABD Başkanı olabiliyor artık.

Keyifli Seyirler…

(Burçak Şenler Sınmaz)

Farklı görmek… için 4 yorum

  1. Ayrımcılık varolustan bugüne her zaman olan ve dünya döndükçe devam edecek.En acımasız canlı olan insanın olduğu her yerde.beyaz siyahı,uzun kısaydı,güzel çirkini, zengin fakiri ve bunlar gibi daha niceleri.
    Bir gün umarım ayrımcılık tüm lugatlarda sadece bir kelime olarak kalsın
    Güzel ve aydınlatıcı yorumun için teşekkürler sevgiler Burçakcim❤️

  2. Burçak,2.dűnya şavasında Hitler,sadece kadınlardan oluşan şifre çőzűcű bir bőlűm kurmuş,sebebi kadınların erkeklere gőre çok daha geniş ve farklı açılardan dűşűnebilmesidir.Kadınları eğitmeyen ve iş hayatının içine koymayan toplumlar herzaman geri kalmiştır..Ùzűldűğűm 21 yűzyılda hâlâ bunu tartışıyor olmamız..

  3. Burçak bu yazımı ayrı bir temada yazmak istedim,yukarıdaki yazımda kadının zekasını burada cinsiyet ayırımcılığını ve eğitimi öne çıkarmak istedim, malesef kadın ölümlerinin bizim çoğrafyadaki ülkelerde daha fazla buda cinsiyet ayırımcılığın had safhada olması, kadının eksik etek gibi cahilane bir tarzda değerlendirilmesi, ülkemizde kadının eğitimine yeterli önem verilmemesi vb sebepler bu zalim durumu oluşturuyor kadının eğitilmemesi topluma herzaman negatif etkiler katıyor ki bununda özellikle kız çoçuklarına ve kadınlara şiddet ve vahşet olarak geri dönüşü oluyor,kız çoçuklarının eğitimine inanan ülkeler dünyada daha medeni ve bilim ve fen de daha ileri vede başarılar daha medeni çünkü kadını eğittin mi toplumu eğitirsin ki anne çoçuğunu eğittiği için,eğitimli kadın sosyal yaşamda ve bilim ,fen de zenginlik demektir,umarım ülke olarak bu doğruyu en kısa zamanda daha hızlı ,daha iyi gerçekleştiririz. Eğitimli kadın demek cinsiyet ayrımcılığınında yenilmesi demektir aynı zamanda.Önemli bir konuya parmak bastığınız için teşekkürler…

  4. Burçak Şenler Sınmaz

    Çok yönlü olduk, çok yönlü ayrımcılığı öğrendik. Değişen bu dünyada, doğrunun yanında olmak, erdemleri korumak tek mutluluk kaynağımız bence. Serap Hanım ve Erhan, sizlerle yeni konular için motivasyon kazanıyorum, teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir