www.kafanagorehayat.com | Arşiv | Seç Bir Kitap

Ana sayfa » Kategori bazında arşiv » Kafana Göre » Seç Bir Kitap

“Zamanın bu hissettirmeden gidişleri…”

\ \ \ \ \

“Zamanın bu hissettirmeden gidişleri…”

“Zamanın bu hissettirmeden gidişleri…” ve kurulduğu günden bu yana “yaşayan” bir kasaba… Handan Gökçek, “Büyük bir özlemle… Babam için” diyerek yazmış bu kent romanını. Kitapta, mekan da, konu da Foça. Babamın Foça’sı, “İzmirim” dizisi içinde yayınlanan bir roman ve yazarın okuduğum ilk kitabı. Heyamola Yayınları; ”25 Kasım 1867 tarihinde kabul edilen kanunla kuruluşuna karar verilen ve […]

Hayat Nedir? Öyleyse Yazmaya Devam Et…

\ \ \ \ \ \

Hayat Nedir? Öyleyse Yazmaya Devam Et…

Bir yazar neden roman yazar? Ya şair, şiirlerini kime yazar? Ressamın resmi neyin resmidir? Notalar kim için dökülür? Hayatın anlamını sorgulayan bir romanın sonrasında yazacak o kadar çok şey var ki! Öncelikle teşekkürler Ercüment Bey.  İlk iki romanınız kadar akıcı, onlardan daha gizemli ve daha içsel bu deneyimin satırlarını okurken çok fazla bilgi edindim, hem […]

Siz Sadık Bey misiniz?

\ \ \ \ \ \

Siz Sadık Bey misiniz?

Geçtiğimiz hafta bir iş seyahatimin, erken varılan havalimanında yapılan beklemeleri ve  aktarmalı uçuşu esnasında okuyup bitiridiğim roman, Sadık Bey’den bahsediyorum yazımın başlığında. On yıldır sesini soluğunu duymadığım, çok sevdiğim bir yazar, Pınar Kür’ün bugünlerine ait satırları okumak bana hüzünlü bir mutluluk yaşattı. Kitabı okumayı bitirip kapağını kapattığımda, Pınar Kür’ün artık bir şeyleri anlatmaya çabalamadığını, sadece […]

Bu ne ola ki?

\ \

Bu ne ola ki?

Yine işteyim, iki board (çalışma pozisyonu) arası boş vaktim var canım sıkılıyor. Kitap okursam uykum gelecek, bilgisayarın başına oturmak gözlerimi yoruyor, hem sonra radarda çalışacağım, gözlerim dayanılmaz batar diye bilgisayarda oyun da oynayamıyorum… İşte bu halde, elimde kahve fincanım ofisten çıktım. Yeni elektronik sistemin kurulumunda çalışan İtalyan mühendis elinde bir şeye bakarak koridorda yürüyordu. Beni […]

“Zıtlıkların içinde anlamları görebilenler hayatın mucizesiyle karşılaşırlar”

\ \ \ \ \

“Zıtlıkların içinde anlamları görebilenler hayatın mucizesiyle karşılaşırlar”

Evet bir kitabı daha okudum ve bitirdim. 593 sayfalık bir kitabı, elimden bırakamadığım için, bıraktığımda aklım kaldığı için, işe gidip gelmelerim, uyku, ev, derken 5 günde, soluksuz okudum. Kana kana okudum bitti ama kitabı okurken içimde oluşan umut geçmedi, hatta daha da çoğaldı. Azra Kohen’in umut dolu enerjisi satır aralarından ulaştı, sardı sarmaladı beni. Kitap […]

Uyum ve uyumsuzluğun romanı… Kuyucaklı Yusuf

\ \

Uyum ve uyumsuzluğun romanı… Kuyucaklı Yusuf

Okuduklarınızı, o dönemin gerçekliği içinde kavramanıza gerek yok, sanki bu dönemin çarpıklıklarını anlatıyor. “Hiç mi ilerleyememişiz?” diyerek toplumumuzu yargılamadan önce, insanoğlunun bireysel gelişiminin çok yavaş yol katettiğini kabul etmemiz gerekiyor. Gerçekçiliğin keskinliği; sadece toplumsal ve siyasal zaaflarla değil, topluma çok uyumlu, eğitimli, kibar, muhlis Salahattin Bey ile bir türlü uyum sağlayamayan, doğrucu, olayları anlamlandıramayan, eğitimine […]

Yüzyılımızın en önemli entellektüeli…

\ \ \ \ \ \ \ \ \

Yüzyılımızın en önemli entellektüeli…

Issız bir adaya düşseniz yanınıza ne alırdınız sorusuna Umberto Eco, “Telefon rehberimi alırdım çünkü rehberdeki isimlerle sayısız romanlar yazabilirim” der. “Kurmaca, gerçeklikten daha rahat göründüğü için gerçekliği sanki kurmaca bir anlatıymış gibi yorumlamaya çalışıyoruz. Eğer anlatı dünyaları böylesine rahatsa neden dünyanın kendisini bir romanmış gibi okumayı denemeyelim.” Sonu olmayan bir kütüphaneye sahipti, hayatamın yazarlarından Umberto […]

Neden intihar?

\ \ \

Neden intihar?

Yaşamla ve ölümle hesaplaşmak için yazdı, yazdı, yazdı. Kısacık hayatına bir çok yazı ama çok daha fazla düşünce sığdırdı. Hem içe dönük yazabildi; kendini yaşamını, duygularını sorguladı, hem dışa dönük yazarak; toplumdan kopuk bir birey olmadığını gösterdi. Topluma şekil verenlerin tek tek bireyler olduğunu biliyordu. Bu tarzı onu çok okunan bir yazar yaptı ancak kolay […]

Yine bir gemideyiz…

\ \ \ \ \

Yine bir gemideyiz…

Tolstoy ile trende, tren istasyonlarında gezeriz, Zweig ile gemilere bineriz… Amok Koşucusu; yine bir gemide geçen uzun öyküsü Stefan Zweig’ın. Bir anlık yanlış muhakemenin, gurura yenik düşmenin pişmanlığı ve verilen karardan vazgeçişe alınamayan olumlu cevap nedeniyle gittikçe büyüyen tutkunun hikayesi. Amok Koşucusu bu öykünün adı… Zweig bu ismi tutkunun tanımlaması için kullanıyor ve aslında ne […]

“…zaman ve mekan, insanla mevcuttur”

\ \ \ \ \ \

“…zaman ve mekan, insanla mevcuttur”

Doğru olmadığını bildiği halde yalanlara inanmak. Aynı anda iki zıt inanışı benimseyip ikisinin de doğru olduğuna inanmak. Bugün de böyle bu durum dün de böyleydi… Yozlaşmanın yıllar önce anlatıldığı bir roman; Saatleri Ayarlama Enstitüsü. Modernlik ile katı muhafazârlık arasında (kitabın ele aldığı zaman için Batılılık ve Doğululuk da diyebiliriz) kalmış toplumun komik hikayesi. “Herkes bilir […]

Sayfa 1 / 212