www.kafanagorehayat.com | Arşiv | Kafana Göre

Ana sayfa » Kategori bazında arşiv » Kafana Göre

“Zor olan bulmak değil…Bulduğunda, aradığının  o olduğunu anlamaktır.”

\ \ \ \

“Zor olan bulmak değil…Bulduğunda, aradığının o olduğunu anlamaktır.”

Merhaba, Hayatı Sorgulama Günü’ne hoş geldiniz. Evet ben de, bu günü, “Dünya Hayatı Sorgulama Günü” ilan ediyorum. Hatta her günü, hayatı sorgulama günü olarak ilan ediyorum. Saat de veriyorum; şu an! Saatlerimize bakalım, şu an saat kaç? Evet, sizin için hayatınızı sorgulama anınız, her gün bu saat olsun. Ya da yazıyı aklınıza getirdiğiniz her an. […]

“İnsanı Yaşatan Hayaller, Öldüren ise Gerçeklerdir”

\ \ \ \ \

“İnsanı Yaşatan Hayaller, Öldüren ise Gerçeklerdir”

Çok uzun zaman oldu, acıklı bir roman okumayalı. “Acıklı” kelimesini “hüzünlü” kelimesinden farklı kullanırım. Acıklı; daha çok arabeski ifade eder benim için. Evet, Xavier De Montepin’in “Ekmekçi Kadın”ı, acıklı, arabesk, tam Türk Filmi tadında bir roman. Sevdim mi? Tabi ki sevdim, DNA ma çok uygun. Adını ekmekten alarak dönemin o özlenen naifliğinde yazılmış, kötü insanlar […]

“her bir birey kendi iblisi ile yaşar”

\ \ \ \ \ \

“her bir birey kendi iblisi ile yaşar”

Aklın ve ruhun kendisine ve başkalarına nasıl eziyet edebileceğinin romanı. İblisin insan olduğunu anlatan kısa bir roman. İnsanlardan oluşan toplumun, farklılıkları kabul etmesindeki sorunları ve kabul etmemesi halinde yaratacağı yıkımı anlatıyor ve bu anlatımda gotik tarzı yansıtıyor. İnsanoğlu taşıdığı korkuları, başka insanlarla birlikteliğin yarattığı yüzeysel ama kalabalık yaşamla unutabilir. Toplum ise korkusunu, birlik olup korkuya […]

Sesimi duyan var mı ?

\ \ \ \

Sesimi duyan var mı ?

  Yardım istiyorum, duyuyor musunuz? O, yardım istiyor farkında mısınız? Biz birbirimize yardım çağrısında bulunuyoruz, anlayabiliyor musunuz? Bizler, zihnimizin “imdat çığlığını” duyabiliyor muyuz? Bir kitap… Öncesi düşüncelerim, sonrası hissettiklerim. Bundan iki yıl önce, öykülerimde yazdım, uzun süredir zihnimde keşfettiğim ilacı. Bir ilaç keşfettim ben, toplumsal duyarsızlığa, bireysel depresyona karşı. Amerika’yı yeniden keşfetmekmiş sonradan fark ettim. Her şeyin […]

Eylül

\ \ \ \ \ \ \

Eylül

Aşkların en güzel mevsimidir Sonbahar, Yeşilin sarıya Toprağın yaprağa Yüreğin yanığına Yanığın tanığa kavuşmasıdır. Mevsimin tek ayıdır. Eylüle aşık vuslatın Vuslata aşık Eylülün… Yaşar Aldemir

Öğrenciliği bitmeyen bir aşktır, ÖĞRETMENLİK…

\ \ \ \ \ \ \ \

Öğrenciliği bitmeyen bir aşktır, ÖĞRETMENLİK…

Bir gün sınıfta şartlı cümleleri anlatıyorum. Aralık’tı aylardan. Tahtaya İngilizce bir cümle yazdım. “Evet çocuklar, tahtada ‘Eğer çok zengin olsaydım, anneme … alırdım.’ yazıyor. Cümledeki boşluğu, hayal gücünüzü de kullanarak doldurun. Anlaşıldı mı?” dedim. Anlaşılmış olmalı ki herkes sessiz bir şekilde, Dağıttığım küçük kâğıtları aldı ve gözlerini tavana dikip düşünmeye başladı. Beş dakika sonra sınıfı […]

At yalanı, nasılsa bulursun inananı…

\ \ \ \ \

At yalanı, nasılsa bulursun inananı…

Söylenecek çok söz, yazılacak çok kelime var ama, her okuduğumuz her duyduğumuz ne kadar doğru araştırmak için ayıracak zamanımız yok artık, değil mi? Gördüğümüz her fotoğraf altına yazılmış olana inanmak, dinsel, cinsel, kültürel, politik v.s olarak tatmin olmamıza, ihtiyaç duyduğumuz anlarda kullanıp önemli olmamıza, bulunduğumuz ortamda olduğumuzu bildiğimizden farklı görünme çabamıza destek olmasına, sorumluluk almadan, […]

Sizce neden artık Bayram Gazetesi yok🤔

\ \ \ \

Sizce neden artık Bayram Gazetesi yok🤔

Bayram gazetesi: Ne zaman başladı, nasıl bitti? Bayramda ekmek çıkmazdı; fırınlar, gazeteciler bile çalışmazdı. Tek bir gazete çıkardı; Bayram Gazetesi. Farklı görüşler birlik beraberlik içinde olabilirlerdi bayramda, tek bir gazetede. “Tam 26 yıl önce bugünlerde bir bayram geleneği son buldu. 46 yıl boyunca her bayram tatilinde Türkiye’de çıkan tek günlük yayın olan “bayram gazetesi” bir […]

Onu mu, ilgisini mi seviyorsunuz? Peki ya, mutluluk nedir?

\ \ \ \ \ \ \

Onu mu, ilgisini mi seviyorsunuz? Peki ya, mutluluk nedir?

Eğer bir kişiye, sizi mutlu etme fırsatı veriyorsanız dikkat edin, geri teperse mutsuz olacaksınız. Ha! Olursa ne olur? Yürür gidersiniz, mutsuzluğunuz da mutluluğunuz kadar geçici olacaktır. Onun sizi önemsemesinin bir önemi yok. Sizin ne kadar önemsediğiniz, sevdiğiniz ve bundan dolayı mutlu olduğunuz önemli. Eğer ki, karşılık bekliyor, bulamayınca da huzursuz, mutsuz oluyorsanız aslında sevdiğiniz karşınızdaki […]

Sen ya da ben…

Sen ya da ben…

Bilmediğin her iş için, ahkam kesecek kadar çok olan cehaletin, sevmeyi bilmeyen yüreğin, hayasızca bahsedebilecek kadar yaşanmamışlıkların, hep yarını kovalayan, bir türlü gelmemiş olan dünlerin, yüreğinle inanmadığın, bedeninle tamamlayamadığın, aklınla anlayamadığın, ahınla, vahınla, veziri olmayan tek kalmış şahınla, 64 karenin en siyah noktasında, bitirilmeyen oyunun, galibi olmayı umut eden kişiydin sen. Yaşar ALDEMİR

Sayfa 1 / 12123Sonraki ›Son »