www.kafanagorehayat.com | Arşiv | Kafana Göre

Ana sayfa » Kategori bazında arşiv » Kafana Göre

Sen ya da ben…

Sen ya da ben…

Bilmediğin her iş için, ahkam kesecek kadar çok olan cehaletin, sevmeyi bilmeyen yüreğin, hayasızca bahsedebilecek kadar yaşanmamışlıkların, hep yarını kovalayan, bir türlü gelmemiş olan dünlerin, yüreğinle inanmadığın, bedeninle tamamlayamadığın, aklınla anlayamadığın, ahınla, vahınla, veziri olmayan tek kalmış şahınla, 64 karenin en siyah noktasında, bitirilmeyen oyunun, galibi olmayı umut eden kişiydin sen. Yaşar ALDEMİR

“Zamanın bu hissettirmeden gidişleri…”

\ \ \ \ \

“Zamanın bu hissettirmeden gidişleri…”

“Zamanın bu hissettirmeden gidişleri…” ve kurulduğu günden bu yana “yaşayan” bir kasaba… Handan Gökçek, “Büyük bir özlemle… Babam için” diyerek yazmış bu kent romanını. Kitapta, mekan da, konu da Foça. Babamın Foça’sı, “İzmirim” dizisi içinde yayınlanan bir roman ve yazarın okuduğum ilk kitabı. Heyamola Yayınları; ”25 Kasım 1867 tarihinde kabul edilen kanunla kuruluşuna karar verilen ve […]

Bir Deli ve Bir Dahi

\ \ \ \ \ \ \ \

Bir Deli ve Bir Dahi

Bir insan nasıl delirir? Vicdan ve iç hesaplaşmaları halledememenin sonucu nedir? Önceleri uykumuz kaçar, yüzümüz asılır, aklımız orada kalır. Günlük işlerimizi yapamaz oluruz, sonra, sonra sanrılar başlar… En hafifinden yaşamışızdır belki anlatmak istediğimi. En ağrından olanında ise, kurtulamayacağımızı sandığımız o iç hesaplaşmalar alır aklımızı bedenimizden dışarıya. Çok ince bir çizgidir; çalışan, soran, sorgulayan zihin için […]

Çevirmen Işık Ergüden’den Yapı Kredi Yayınları’na Açık Mektup…

\ \ \ \ \ \ \ \ \ \

Çevirmen Işık Ergüden’den Yapı Kredi Yayınları’na Açık Mektup…

Yayınlamamız gerektiğini düşündük… Çünkü çevirmenlerdir bizi o büyülü dünyalara ulaştıran köprü. İyi bir çeviri yapabilmek için sadece yabancı dili bilmek yetmez. Ve artık o kadar az ki, iyi çevirisi olan kitaplar bulmak. Neden mi? “Yapı Kredi Yayınları Okur ve Çevirmenlerine Açık Mektubumdur, Ben, Işık Ergüden. Bu açık mektubu, Yapı Kredi Yayınları’nın yıllardır basmakta olduğu ve […]

“DNA’nızı değiştiremezsiniz ancak DNA’nızın işleyiş biçimini değiştirebilirsiniz…” M. Wolynn

“DNA’nızı değiştiremezsiniz ancak DNA’nızın işleyiş biçimini değiştirebilirsiniz…” M. Wolynn

Günün Sözü… “Trust, like the soul, never returns once it is gone.”

\ \ \

Günün Sözü… “Trust, like the soul, never returns once it is gone.”

“Gerçeğin gücüyle yaşadığım sürece, kainatı bile fethedebilirim.”

\ \ \ \ \ \ \ \ \

“Gerçeğin gücüyle yaşadığım sürece, kainatı bile fethedebilirim.”

“Gerçeğin gücüyle yaşadığım sürece, kainatı bile fethedebilirim.” Goethe. Vi Veri Veniversum Vivus Vici Vandett’nın V’si; Seyretmediyseniz önereceğim bir film. Bir distopya örneği ama umut vaat edeninden. Okuduğumuz bir kitaptan ya da seyrettiğimiz bir filmden anladığımız, bilgimiz kadar olabiliyor. Örneğin Vandetta’nın intikam olduğunu bilmek önemli, içindeki bir çok simgenin adını, “5 Kasım’ı”, Guy Fawkes’i bilmek önemli […]

Anneler günü… Bugün o gün değil, mi..?

\ \ \ \ \ \ \ \ \ \ \ \

Anneler günü… Bugün o gün değil, mi..?

  Bugün, o gün değil, mi..? Seviyorum yüzlerdeki çizgileri, kayboluyorum onların arasında ve seyrederken buluyorum anılarını o çizgilerin… Konuşamıyorum sadece gülerse gülüyorum, ağlarsa … Ağlarsa yanıyorum sönmeyen bir ateşle. Açıyorlar sandıklarında ki gizlerini sessizce, Kimsenin duyamayacağı kadar bağıra bağıra anlatıyorlar. Çoğu zaman hiç bilmediğim bir dilde hiç görmedigim bir göz de konuşuyorlar ama anlamasam da […]

“Fidan ” Sendromu

\ \ \ \ \ \

“Fidan ” Sendromu

Doç. Dr. Vural Fidan’ın kıvırcık saçlı kız çocuklarında doğuştan meydana gelen bademcikler ve diş etlerinde olan siğil tarzı şişliklere koyduğu tanım, ‘Fidan sendromu’ olarak dünya tıp literatürüne girdi. Eskişehir Şehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği hekimi Doç. Dr. Vural Fidan’ın bir süredir üzerinde çalıştığı, kıvırcık saçlı kız çocuklarında görülen bir hastalık, uluslararası dergilerde yayımlanarak dünya […]

“8 saatlik iş günü” mücadelesi… Teşekkürler.

\ \ \

“8 saatlik iş günü” mücadelesi… Teşekkürler.

1880’li yıllar, ağırlıklı olarak kol emeğinin kullanıldığı ve çalışma şartlarının çok kötü olduğu yıllardı. Küçük çocukların karın tokluğuna çalıştırılması ve 14-15 saate kadar varan iş günleri söz konusuydu. Şirketler eşi görülmemiş bir hızla büyürken, işçiler, işyeri güvenliği, sağlık koşulları, örgütlenme ve grev gibi en temel haklarını dahi tanımayan bir siyasi ve hukuki sistem ile karşı […]

Sayfa 1 / 11123Sonraki ›Son »