Bu Duygusuz Nesil Kimin Eseri? - www.kafanagorehayat.com | www.kafanagorehayat.com

Bu Duygusuz Nesil Kimin Eseri?

Bu yaz, İzmir Ödemiş Kaymakçı Çok Programlı Lisesi Müdürü Ayhan Kökmen iki öğrencisi tarafından öldürüldü. Bu olayın aydınlatılması için görevlendirilen müfettişin
raporu şöyle: 

“DUYGUSUZ NESİL TEHLİKESİ”

Hayatın gerçeklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor.

Şehitler için gözyaşı döken kendi ana-babalarını anlamıyorlar. Başkalarının çocukları için ağlamaya anlam veremiyorlar.

Yanı başımızdaki savaşlar, acı çeken çocuklar, ölen on binlerce insan onları hiç ilgilendirmiyor.

Tüm acı gerçekleri çizgi film tadında izliyorlar ve yürekleri hiç acımıyor.

Hayatlarının odağındaki tek şey eğlenmek. Eğlenemedikleri tüm zamanları kendilerine bir işkence olarak görüyorlar.

Kendileri için yapılan fedakarlıkların hiç farkında değiller. Kıymet bilmiyorlar, ve vefasızlar.

Herkesi kendilerine hizmet etmek için yaratılmış görüyorlar.

İnsanlara verdikleri değer, onların istediklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirdikleri ile orantılı.

Hayatlarında eğlenmekten başka bir amaç olmadığı için tek eğlence kaynağına dönmüş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda dünyanın sonunun geldiğini zannediyorlar.

 

…Çocuklar hayattan bihaber.

 

Açlık nedir bilmiyorlar. Yedikleri önlerinde, yemedikleri arkalarında, acıkmalarına fırsat bile vermiyoruz.

Öyle ki yemek yemeği bile işkence görür hale geliyorlar.

Susuzluk nedir, hiç bilmiyorlar. Hiç susuz kalmamışlar.

Üç adımlık yolda bile susarlar diye yanımızda içecek taşıyoruz.

Çocuk daha “Susadım” demeden ağzına suyu dayıyoruz.

Çocuklar hiç üşümüyor.

Soğuk havalarda evden çıkarmıyoruz. Okula giderken kırk kat sarmalayıp, çıkarıyoruz, hiç titremiyorlar.

Çocuklar hiç ıslanmıyorlar.

Evden arabaya kadar üç metrelik mesafede şemsiyesini başında tutuyoruz.

Saçına bir tek yağmur damlası düşürmüyoruz.

Yorgunluk nedir bilmiyorlar çocuklar.

İki adımlık mesafelere bile arabayla götürüyoruz, yorulmasınlar diye.

Yokluk nedir bilmiyorlar. Daha istemeden her şeyi önlerine sunuyoruz.

Bu yüzden varlığın kıymetini bilmiyorlar.

 

…Çocuklar hissetmiyor yaşamı.

 

Açlığı bilmedikleri için açlara acımıyor, üşümek nedir bilmedikleri için sokaktaki evsizleri umursamıyor.

Müdahale edilmezse gelecek iyi şeyler getiremeyecek ülkemize.

Bu sorunu devlet derinden hissetmeli.

Bu sorunun çözümü için çalıştaylar düzenlenmeli. Öğretim programları ve ders materyalleri revize edilmeli.

Okulların duygu eğitimi konusunda rolleri artırılmalı.

Geç kalmadan bu sorun mutlaka çözülmeli.

Bu sorun çözülmezse ülke çözülecek. 

Doğan CEYLAN teşekkürler.

Erdal ATABEK günlerce yazmıştı hatırlıyorum bu konuyu… Demişti ki;

Herkesin yaşadığı, gördüğü gerçekler bunlar. 
Müfettişe teşekkür etmeliyiz. 
Ancak konu okulları da aşan, devleti de aşan toplumsal yapının sorunlarını anlatıyor. 
Bozuk bir toplumsal düzenin sonuçları bunlar. 

 

Üzgünüm…

Size çok iş düşüyor sevgili arkadaşlarım… Bir kamu spotu vardı, çok doğru bir sloganla diyordu ki “7 çok geç!” Evet 7 yaş bile çok geç bir ağacın eğilmesi için. Söyleyerek değil, yaparak, rol model olarak çocuk yetiştirebiliriz. Öncelikle sizin çocuğunuz, sizin reklam alanınız değil, bir şahsiyet bir kişilik. Çocuklarınıza sınırlar çizin, inanın bu durum onların mutlu olmasını sağlayacaktır. Her konuda ebeveyn sınırları içinde büyüyen çocuk öncelikle güven duygusunu ve en önemlisi tatmin duygusunu tadacak ve ileride adını koyamadığı mutsuzluklara sahip olmayacaktır.

Yazacak çok şey var tabi ki bu konuda… Yorum ve fikirlerinizi bekliyorum.

(Burçak)

Kapılar kapalılar

 

Kuzguni Aşk…

Bu Duygusuz Nesil Kimin Eseri? için 4 yorum

  1. erhan lülleci

    Burçak hanım,yukarıda yazılanlara tamamen katılıyorum bu hale gelmemizin sebeplerini sıralarsak bence 1.eğitimdeki kalitesizlik,2. Sosyo ekonomik sorunlar 3.hukuk 4.Basın ve tv yayınları
    1.Yıllardır kendi kültürümüze uygın eğitim sistemini bulamadık durmadan değişiklik yaparak çoçukların ve gençlerin eğitimden alacakları kazançları bozduk ve eğitimi ve hayatı, yarış sisteminin içine monte ettik ,çoçuklarımız ve gençlerimiz dolayısıyla yarın bu ülkeyi yönetecek bireyler, temeli sağlam olmayan eğitimi ve insan olmanın erdemini anlamadan büyüdüler topluma karıştılar.
    2.Gelir dağIlımındaki adaletsizlik dolayısıyla sosyo ekonomik alandaki bozukluk pek çok sorunun kaynağı oldu onun var benim niye yok düşüncesi çoçuklarımız ın ve gençlerimizin bencil ve egoist kişilik de olmalarına neden oldu.
    3.Devamlı bu ülkede af çıkması ve yapanın yanına kazanç kaldığı bir hukuk sistemi gençlerimizi daha kolay suça iten teşvik sebebi oldu.
    4.Yıllarca tv lerde Televole vb gibi programlar hayatın eğlenmekten ibaret olduğunu, para kazanmanın çok kolay olduğunu bunun içinde eğitime gerek olmadığı düşüncesine gençlerimize pompaladılar gençlerimiz hayatın bu kadar kolay olduğu sorumluluk almaya gerek olmadığı düşüncesine katılarak dolayısıyla eğitime ihtiyaç olmadığı düşüncesine saplandılar ,Oysaki sorunun ana çözümü her zaman eğitim olmuştu.Yıllarca t.v lerde de ünlü kabadayı anonsu yapıldı bu ülkede ,ünlü kabadayı olmak ünlü saygın bir bilim insanı olmakla eşdeğer tutuldu .Bence her sorunun kaynağı eğitim ve yarının anneleri kız çoçuklarımızı eğitirsek yarının bireylerini de eğitiriz. Bençe çok önemli bir konu Müfettiş beyin raporuna katılıyorum , çok önemli bir konuyu sayfanızda paylaştığınız için teşekkürler…

    • Burçak Şenler Sınmaz

      Teşekkürler Erhan,
      Siteye ilk yorum için öncelikle, sonrasında ise bu önemli konuya çözüm üretmek için düşünmene. Saptamaların çok doğru. Bir sistemin içindeyiz. Sistem çarklardan oluşur ve biri bozulduğunda işlemez. Saydıklarının hiç biri birbirinden ayrılamaz. Tabi dünyadaki konjoktür de bu olduğundan kendimizi izole ederek düzelmemizin imkansızlığını da eklemek isterim. Çözümün başkasından beklemek olmadığını buldum. Kimseden beklemeyeceğiz, ne iktidardan, ne okuldaki öğretmenden, ne de sokaktaki amcadan, teyzeden. Biz yapmalıyız. Tek başımıza kalsak bile, doğru bildiğimizi anlatmaya, öğretmeye çalışarak. Tek başıma ne yapabilirim demeden. Yaptıklarımızın doğruluğunu sorgulayarak. Bu bizi mutlu edecektir, tek başımıza doğru kalarak bu koca yanlışlığın içinde yaşamak. Davranışlarımızın doğru olmasına dikkat edeceğiz, erdemlerimizi bırakmadan yaşamak galiba en etkili çözüm olacak.
      Çok teşekkürler.

  2. Burçak hanımefendi, web sayfanızda koymuş olduğunuz yazınızı keyifle çok önemseyerek okudum, öncelikle hayırlı uğurlu olsun sayfanız. Maleseef gençlik olumsuz yönde ilerliyor ,toplum olarak kendimize model almaya bir idol seçmeye bayılan bir milletiz basının,tv nin olumlu olumsuz ortaya çıkardığı kişileri örnek almaya bayılıyoruz ve eğitim sisteminin düşünmeye yönelik bir eğitim sistemi olmadığı için çocuklarımız,gençlerimiz iyimi kötümü sorgulamadan bütün davranışları kendinde toplama yolunu seçiyor ve rol modellerin olumsuz anlamda sayıları gittikçe arttığı için iyi modellerde kalmıyor ben şahsi görüşüm eğitim ve uzun yıllar verilecek felsefe dersleriyle bu sorunun çözüleceğine inanıyorum. Türk felsefe derneği başkanı Prof.dr ANNA KUCURADİ bir yazısında demişdi ki karakollarda işkence olaylarını sık sık eğitim vererek çözdüğünü belirtiyordu ve 10 yıl Türkiye de okullarda sıkı felsefe eğitimi vererek ülkede sorunların çözülebileceğini belirtmişti.

    • Burçak Şenler Sınmaz

      Çok doğru bir saptama Muzaffer Bey, eğitim ve özellikle felsefe… Üzerinde önemle durulması gereken konular. Felsefe insanı düşünmeye, doğruya, güzele yöneltebilecekken biz derslerini kaldırdık. Sonuç ortada. Ters yönde giden bir trende doğru yönde yürümek gibi gelse de yılmadan bir kişi bir kişidir diyerek ulaşmaya çalışacağız. Bu nedenle, blog ve site kurma kararı verdik. Daha çok kişiye ulaşabilmek için. Facebook ya da benzeri sosyal ağları da sivil toplum örgütü adını almasa da onların yapabileceği yararları sağlamak için kullanmaktayız. Sizlerle burayı görüşlerimizi belirtme, karşılıklı bilgi ve fikir alış verişi için kullanacağız. Teşekkürler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir